8 Temmuz 2011 Cuma

ÇOOOKKKK SIIIICCCAAAKKKKK

Havalar nekadar sıcak değil mi? Ve bizler ofislerde tıkılıp tatile çıkacağımız günü bekliyoruz.
İşler de çok yavaş olunca biraz resim yapayım dedim.
İşte size tatil kokan bir resim arkadaşlar...
Tuvalim kumlu doku ile kaplanmiş olup üzerine akrilik boya kullanılmıştır.

DİNGİNLİĞE AÇILAN BİR KAPI

5 Temmuz 2011 Salı

RESİMLERİM

Bugün hızımı alamadım galiba gerçi bu yazıyı şimdimi yayınlarım bilmiyorum ama bakalım.
Ben amatörce resim yapıyorum,çoook da keyif alıyorum.Çok yetenekli olmasamda resim öğrenilebilir tezini kanıtlıyorum biraz galiba.Başladığımdan beri ben bile kendimde ki gelişimi hissedebiliyorum.
Şimdi size ilk sergimden genel bir fotoğraf göstericem.Sonrada resimlere devam edeceğim siz de ilerleme görecekmisiniz bakalım bende. İlk resimlerimin doğru düzgün fotolarını bile çekmemişim...

MİSSS GİBİ BEYAZ SABUN

Cunda da kaldığım eski ev misler gibi beyaz sabun kokuyordu .Sonunda dayanamayıp ne olduğunu sordum.Balıkesir de bir firma üretiyormuş.Tampa beyaz sabun yüzey temizleyici diye..
www.tampabeyazsabun.com adresinden bakıp hem bilgi alabiliyorsunuz hem de sipariş verebiliyorsunuz.
Dün akşam siparişimi verdim bugün 11 de evime teslim etmişlerdi.
Şimdi heryer misler gibi kokuyor

4 Temmuz 2011 Pazartesi

AYVALIK VE CUNDA KEYFİNE DEVAM EDİYORUZ

Ayvalıktan hoşlandınız mı?Siz bir de Cunda'yı görün...
Burası Ayvalık'a çok yakın küçük bir ada ama anakaraya Türkiye'nin ilk boğaz köprüsüyle bağlı.Nefis otantik sokakları,mis kokan havası,hafiften esen meltemiyle harika.Hava çiçek,toprak,deniz,rakı ve balık kokusuyla insanın içini bayıltıyor.Heryer Ayvalık'a göre daha temiz ,daha bakımlı ve şahsiyetli.
Cunda da nefis bir butik otelde kaldık.Bilgilerine buradan  http://moshosotel.com/index.php ulaşabilirsiniz.
Cunda Giritli restaurantta Ahmet Ustanın Girit usulü zeytinyağlı yaprak dolmasını şiddetle tavsiye ediyorum.Ben orada yediğimle yetinmeyip sevdiklerimle paylaşmak için alıp İstanbul'a da getirdim.
Patriça köyleri görülmeye değer.Toprak yola kanmayıp devam edin ,sizi nefis manzaralar bekliyor.Terkedilmiş Rum köyünün ilkokulunun yanındaki Bıyıklının yeri çok dinlendiriciydi.(Acaba mevsim tam başlamadığı için kimseler olmadığındanmıydı bilemiyorum.)
Kimle sohbet etsek Türkiye'nin adı çok bilinen birçok ailesinin Cunda'da arazi veya tarihi eser (özel mülkiyet olanlardan) alarak otel veya kültür merkezi yapmaya başladıklarını ,5 yıla kadar buraların çok gelişeceğini söylüyorlar.İyi mi ,kötü mü bilemiyorum;zaman gösterecek...
Daha fazla laf yapmayı bırakıp sizi amatör resimlerimle başbaşa bırakıyorum.












3 Temmuz 2011 Pazar

AYVALIK VE CUNDA KEYFİ


Sevgili kardeşimin hafiften zorlamalarıyla yine yazıyorum bloğumu.
Geçen hafta CUNDA daydım.Nefisti...
Önce Ayvalıkta eski bir Rum evi olan www.capakonukevi.com adresinden görebileceğiniz Ayvalık Çapa Konukevi adlı pansiyonda kaldık.(Gerçi işletmecisi Fatih Bey pansiyon ya da otel denmesini istemiyor )Tarih kokan,başka bir zamana ait hoş bir mekanda huzur dolu birkaç gün geçirdik .
Ayvalığın eski bölümü olan maraşal çakmak mahallesinde ,mübadillerin gittiği gün zaman durmuş gibi ama tabii ki daha eskimiş,bakımsız,pis haliyle...
O kadar güzel evler varmış ki...Şimdi; hayalinizi çok iyi çalıştırmanız lazım,evlerin güzelliğini farkedebilmeniz için .Bazı evler çok kötü tadil edilmiş ,çok azı da güzel olmuş..
Ama yine de dar sokaklarda dolaşırken oraların ruhunu,karakterini hissediyorsunuz.
Hele kapının önünde oturup çekirdek çıtlayıp sohbet etmek ...Ne kadar özlemişim çocukluğumu...