4 Temmuz 2011 Pazartesi

AYVALIK VE CUNDA KEYFİNE DEVAM EDİYORUZ

Ayvalıktan hoşlandınız mı?Siz bir de Cunda'yı görün...
Burası Ayvalık'a çok yakın küçük bir ada ama anakaraya Türkiye'nin ilk boğaz köprüsüyle bağlı.Nefis otantik sokakları,mis kokan havası,hafiften esen meltemiyle harika.Hava çiçek,toprak,deniz,rakı ve balık kokusuyla insanın içini bayıltıyor.Heryer Ayvalık'a göre daha temiz ,daha bakımlı ve şahsiyetli.
Cunda da nefis bir butik otelde kaldık.Bilgilerine buradan  http://moshosotel.com/index.php ulaşabilirsiniz.
Cunda Giritli restaurantta Ahmet Ustanın Girit usulü zeytinyağlı yaprak dolmasını şiddetle tavsiye ediyorum.Ben orada yediğimle yetinmeyip sevdiklerimle paylaşmak için alıp İstanbul'a da getirdim.
Patriça köyleri görülmeye değer.Toprak yola kanmayıp devam edin ,sizi nefis manzaralar bekliyor.Terkedilmiş Rum köyünün ilkokulunun yanındaki Bıyıklının yeri çok dinlendiriciydi.(Acaba mevsim tam başlamadığı için kimseler olmadığındanmıydı bilemiyorum.)
Kimle sohbet etsek Türkiye'nin adı çok bilinen birçok ailesinin Cunda'da arazi veya tarihi eser (özel mülkiyet olanlardan) alarak otel veya kültür merkezi yapmaya başladıklarını ,5 yıla kadar buraların çok gelişeceğini söylüyorlar.İyi mi ,kötü mü bilemiyorum;zaman gösterecek...
Daha fazla laf yapmayı bırakıp sizi amatör resimlerimle başbaşa bırakıyorum.












Hiç yorum yok:

Yorum Gönder